Motivasyon/Güdülenme

Rainer Gosslar

Bu projeye katılım nedenleri

Psikiyatrideki insanlarla karsılaşmalarım beni (daha yakından) sanatsal uğraşıyla ilgilenmeye itti. Bu daha çocukluğumda başladı. Anne ve babam psikiyatri kliniğinin çalışanlarından oldukları için biz „kurum alanının“ tam ortasında ikamet ediyorduk.

Yani ben bu „kurumun“ pek çok insanıyla içiçe büyüdüm, hastalarla karşılaşmak, onlarla birarada olmak, birbirimizle konuşmak ve oynamak hayatımın olağanlarındandı.

Sosyal eğitim bilimleri (sosyal pedagoji) öğrenimimden sonra „bu dünya“ beni geri kendi içine çekti; bir dünya ki geri bakıldığında o yıllarda izolasyonun, mutsuzluğun, tekdüzeliğin ve hastaların ve biz „yardımcıların“ gözle görülebilir çaresizliğinin korkunç dünyası!

Daha insancıl terapi yöntemleri, daha farklı yardım edebilme ve kendimizi birbirimize anlatabilme olanakları arayışı sonucu daha başka yolları denemek zorunda kaldık.

Müzik, dans, oyun ve herşeyden önce resim sanatının, birbirimizle iletişimde ve kendimizi karşılıklı ifade edebilmede farklı ve önemli bir olanak ve araç olduğunu kavradık.

Sanatçılarla, öğrencilerle, kurum çalışanlarıyla hastalarımız için önveri ve önkoşulsuz biraraya gelme ve birlikte birşeyler yapma olanağını geliştirdik.

As’lolan, hastaların ilgi duydukları alanların bu olanaklarda, telkin (sügjestiyone) edilmeden, kendilerini dışavurabilme gerçeğiydi; salt bu bile „sanat“ olarak görülebilirdi.

Bu, bir terapi veya terapi işlevi gören başka bir yöntem değildir, bilakis birşeyi ifade edebilme, dışavurma olanağıdır; zaten var olanın, „ruhta veya zihinde“ olanın dış dünyaya aktarımından başka birşey değildir.

O zamandan bu zamana kadar bizde, sanatçı katılımlı gruplarda çalışma olanağı bulunmaktadır.

Düzenlediğimiz sayısız sergide (insancıl açıdan) unutulamayacak buluşmalara ortam hazırladık.

İşte böylesi ortamlarda Mehmet Alagöz ile de karşılaştım ve Türk sanatçılarla düzenlediğimiz pek çok sergide yakından tanışma olanağı bularak birbirimize saygıduyar olduk.

Bu „yol ve yöntemimiz“ için Prof. Dr. Mauthe’yi destek ve katkılarıyla hep yanımızda bildik. Klinik direktörü olarak onsuz bu projeleri uygulamak mümkün olmayacaktı.

Ve nihayet beni, eşim Andrea’nın inisiyatifinde yaptığımız Türkiye gezileri de esintilendirdi ve güdülendirdi. Pek çok şey bana yabancıydı ve daha da yabancıdır, ama pek çok şey de benim için büyüleyici ve yenidir.

Müşterek geleceğe heyecanla bakmaktayım.

Comments are closed